Önalım Davası Açıldıktan Sonra Payın Satılması – Tazminat Davası

Önalım Davası Açıldıktan Sonra Payın Satılması - Tazminat DavasıÖnalım hakkına konu payın dava sırasında satılması halinde davacının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK.) 186. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan davanın tazminata dönüştürülmesi halinde, davacının talep edebileceği tazminat miktarı birinci satış ile ikinci satış sırasındaki farktan ibarettir. (1086 sayılı HUMK. madde 186) (4721 sayılı Medeni Kanun madde 732) (6100 sayılı HMK madde 125)

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan önalım davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava önalıma konu payın iptali ve tescili için açılan davadan sonra payın üçüncü kişiye satışı sebebi ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.

1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin mahkeme masrafına ilişkin temyizine gelince:

Dava konusu paya ilişkin taşınmaz başında taşınmazın değer tespiti için yapılan keşif ve bilirkişi avanslarının 22.06.2004 – 28.09.2004 tarihli makbuzlarla toplam olarak 258.500.000.- TL’nin davalı tarafından yatırıldığı nazara alınmadan bu miktarın mahkeme masrafı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi doğru değildir.

2- Davacı vekilinin temyizine gelince:

Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu taşınmazda müşterek malik olduğunu, diğer hissedarlardan Haydar’ın 930/35000 payını davalıya 26.04.2001 tarihinde 500.000.000.- TL bedelle sattığını belirterek önalım hakkının tanınmasını istemiş yargılama sırasında 27.10.2003 tarihli dilekçesinde ise davalının payını 10.06.2003 tarihinde 15.000.000.000.- TL bedelle üçüncü kişi olan C.’ye sattığını belirterek HUMK.nun 186. maddesi gereğince işbu davanın tazminat davası olarak sürdürülmesini ve birinci satış ile ikinci satış arasındaki bedel olan 14.500.000.000.- TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise; davanın önalım davası olarak açıldığını, dava devam ederken payın üçüncü kişiye satılası nedeniyle tazminata dönüştürüldüğünü, müvekkilinin 500.000.000.- TL’ye aldığı payı 2 yıl sonra 15.000.000.000.- TL’ye sattığını, aradaki farkın müvekkilinin karını gösterdiğini, müvekkilinin tapuda bedeli düşük gösterdiğini, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.

Önalım hakkı konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HUMK.nun 186. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Davacının seçimlik hakkını kullanarak davasını tazminata dönüştürmesi ve davanın dinlenme olanağı bulunması halinde davacının talep edebileceği tazminat miktarı birinci satış ile ikinci arasındaki farktan ibarettir.

Olayımıza gelince; Önalım hakkına ilişkin payın bulunduğu taşınmazda paydaş H., 930/35000 hissesini davalı M.’ye 26.04.2001 tarihinde 500.000.000.- TL bedelle satışı nedeniyle davacı E., süresinde 08.04.2003 tarihinde önalım davası açmıştır. Davanın açılmasından sonra dava konusu pay 10.06.2003 tarihinde 15.000.000.000.- TL bedelle davalı tarafından dava dışı üçüncü kişi C.’ye satılmıştır. Davalı bu satışı 24.06.2003 tarihli ihtarname ile davacıya bildirmiştir. Davacı vekili dava konusu payın davalı tarafından bir başkasına satılması üzerine HUMK.nun 186. maddesi gereğince davasını 27.10.2003 tarihli dilekçesi ile tazminat olarak tahsilini istemiştir. Davacı süresinde dava açarak önalım hakkının tanınmasını istediğine ve önalım hakkının kullanılmasında da yasal bir engel bulunmadığına göre bu hakkın kullanılmasından sonra hisseyi başkasına temlik eden davalının iki satış arasındaki farkı tazminat olarak ödemesi gerekir. Bu nedenle iki satış arasındaki fark olan 14.500.000.000.- TL’nin tazminat olarak tahsiline karar vermek gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmü bozulması gerekmiştir.

Hükmün yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle oybirliğiyle BOZULMASINA, (Y.6.HD. 23.01.2006 T. – 9786 E/36 K.)

Nizam TUTUCU
Emlak Danışmanı

Bir Yorum Gönder