Başka Bir Köyün Sınırı İçinde Kalan Mera – Tespit Davası

Başka Bir Köyün Sınırı İçinde Kalan Mera - Tespit Davası1 – Meraların aidiyetinin saptanmasında köy sınırnamelerinin uygulanması zorunluluğu yoktur.

2- Meranın müşterek veya taraf köylerden hangisine ait olduğu bilirkişi ve tanık beyanlarıyla belirlenir.

3- 31.5.1965 T. 4/2 s. YİBK.na göre “Tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının başka bir köyün sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliği ikinci köye herhangi bir yararlanma hakkı sağlamaz ve ilk köy eskiden olduğu gibi tek başına yararlanır.”

Taraflar arasındaki “tespit ve çekişmenin önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Başmakçı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.11.1996 gün ve 1990/40- 1996/73 sayılı kararın incelenmesi davalı köy tüzel kişiliği vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.4.1997 gün ve 1997/2729-3122 sayılı ilamı ile;

… Yüksek 7. Hukuk Dairesinin onama kararı ile hükmüne uyulan dairemizin bozma ilamına göre iki köy arasındaki mera uyuşmazlığında çekişmeli meranın hangi köye ait olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde de meranın aidiyetinin tespiti ve muarazanın giderilmesi istenmektedir. 31.5.1965 tarih 4/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca meraların aidiyetinin saptanmasında köy hudutnamelerinin uygulanması zorunluluğu kaldırıldığından artık meranın davacı köyün mü, davalı köyün mü yoksa her iki köyün müşterek yararlandığı mera mı olduğu hususu önem arzettiğinden, bu yönleri itibariyle dinlenen bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre bir karar vermek gerekir. Mahkemece, anılan İçtihatları Birleştirme Kararına göre bir köyün başka bir köy sınırlarında merası olabileceği hususu gözetilmeden, aidiyet belirlenmeden sadece tespite karar vermesi doğru görülmemiştir. Anılan gerekçelerle hükmün bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşıldığından karar düzeltme işleminin kabulü gerekmiştir… gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.

1- Dava konusu ve mera niteliğindeki 458, 486, 487 sayılı parsellerle ilgili temyiz istemi bakımından:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken önceki kararda direniİmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle mera olan taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararı bozulmalıdır.

2- Davaya konu ve mezarlık olan 422 sayılı parselle ilgili temyiz itirazları bakımından ise:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarında, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 422 sayılı parselle ilgili usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

1- Davalı vekilinin dava konusu 458, 486, 487 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bu parsellerle ilgili olarak Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,

2- Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin davalı 422 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, (YHGK. 24.02.1999 T. 14-111 E. 111 K.)

Nizam TUTUCU
Emlak Danışmanı

Bir Yorum Gönder