Denizden Doldurulan Yerlerin Sahipliği – Tescil Davası

Denizden Doldurulan Yerlerin Sahipliği - Tescil Davası1- 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. maddesine göre doldurma suretiyle elde edilen taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamaz.

2- Doldurma yolu ile elde edilen taşınmazın mülkiyeti doğrudan doğruya Belediye tüzel kişiliğine geçmez. 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun değişik 159. (5393 s. K. m. 79) ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca devredilebilir.

3- Denizden doldurulan taşınmaz usulünce Belediye tüzel kişiliğine devredilmedikçe Belediye tarafından başkalarına kiraya verilemez.

Eka Turizm Yatırım İşletmeler A.Ş. ve müdahil davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Hazine aralarındaki zilyetliğin korunması davasının reddine dair Bakırköy 2. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 11.06.2002 gün ve 591/598 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve müdahil davacı vekilleri taraflarından süresince istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, dava konusu taşınmaza vekil edeni şirketin kiracı sıfatı ile zilyet bulunduğunun tespitine ve davalı Hazinenin sataşmasının önlenilmesine karar verilmesin istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı şirket yanında davaya katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, davacı şirketin davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı şirket ile davaya katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz denizden doldurma yolu ile elde edilen bir yerdir. Davaya katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca denizden doldurulmak suretiyle elde edilen dava konusu yerin 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun değişik 159 (5393 s. Bel. K m. 79) ve 3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesi hükmü uyarınca Belediyeye devredildiği ileri sürülmediği gibi, bu yön belge ile de kanıtlanmamıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinde “bu maddede belirtilen arazi ve arsaların Belediye ve Valiliğin teklifi üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile Belediyeye devredileceği” açıklanmış olup doldurma yolu ile elde edilen bu tür yerlerin mülkiyeti doğrudan doğruya Belediyeye geçmeyip anılan kanun hükümleri uyarınca işlem yapılması halinde mülkiyetin geçişi gerçekleşebilir. Az önce de izah edildiği üzere taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği kanıtlanmamıştır. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. maddesi hükmüne göre, doldurma suretiyle elde edilen bu tür taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamaz. Aynı Kanun’un 5. maddesinde de Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyıların herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu belirtilmiştir. Hazineye ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerin yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca devri gerçekleşmedikçe Belediye tarafından başka kişilere kiraya verilmesi hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı gibi Hazine yönünden de bağlayıcılığı olmadığından Hazineye karşı el atmanın önlenilmesi davası açılamaz. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davacı şirket vekili ile davaya katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile oy çokluğuyla ONANMASINA, (Y.8.HD. 03.03.2003 T. 295 E. 1246 K.)

Nizam TUTUCU
Emlak Danışmanı

Bir Yorum Gönder