İfrazın Mümkün Olup Olmaması – Tapu İptali ve Tescili Davası

İfrazın Mümkün Olup Olmaması - Tapu İptali ve Tescili DavasıÖZET: İfraz mümkün değilse, objektif şart gerçekleşmez. Bu halde, temliken tescil istenemez. (Medeni Kanun madde 724)

Taraflar arasındaki, “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tokat Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen, 15.7.1988 gün ve 1982/269–1988/379 sayılı kararın incelenmesi, davalı H.T. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin, 14.2.1989 gün ve 1988/8739 – 1989/1508 sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazın müşterek mülkiyet halinde olup, paydaşlar arasında yapılan fiili taksim sonucunda teknik bilirkişice düzenlenen krokide A, B, C, D harfleriyle gösterilen kısımlara ayrıldığı, H.T.’nin eline bulunan B harfiyle belirtilen bölümün boş durduğu; K.T. ve müştereklerinin A; H.İ.’nin C ve H.M.İ.’nin D harfleriyle işaret edilen kesimleri tasarruf ettikleri ve adı geçenlerin bu yerlere ev yaptıkları; 753 ada 11 parsel sayılı dava konusu taşınmazın, imar bakımından belli bir bölümü yola terk edildikten sonra; (A,B), C ve D şeklinde ifraz edilebileceği, binaların oturduğu alanlar ve söz konusu binaların zorunlu kullanım alanları yönünden ifrazın mümkün bulunmadığı, bu alanların değil esas nazara alınması gereken ve taksime konu olan sahaların değerlerini bina değerlerinden ziyade oldukları anlaşılmıştır. Bu itibarla, çekişmeli taşınmazın imar bakımından ifrazı mümkün olmadığına, objektif şart gerçekleşmediğine ve bu nedenlerle temliken tescil için Medeni Kanunun 724. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğine göre, davanın reddi gerekirken aksine bazı görüş ve düşünce ile kabulü doğru değildir…) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı H.T. vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle, direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, (YHGK 14.02.1990 T. 1989/14-629 E. 1996/74 K.)

Nizam TUTUCU
Emlak Danışmanı

Bir Yorum Gönder